“Kaderin hayrına ve şerrine”, yani hayır olsun şer olsun, her şeyin Allâh’ın ezelî takdîriyle var olduğuna îmân etmek farzdır. Kulların hayırlı amelleri Allâh’ın takdîri, sevgisi ve rızasıyladır. Kulların şer olan amelleri de Allâh’ın takdîri iledir. Ancak Allâh, şer olan şeyleri sevmez, bunlardan razı değildir.
Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
﴿ وَخَلَقَ كُلَّ شَىْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرًا ﴾
Anlamı:“ Allâh herşeyi yaratıp takdîr etti.”
Bir Hadîs-i Şerîf’te Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor:
الايمَانُ أَنْ تُؤْمِنَ بِاللَّهِ وَمَلائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَتُؤْمِنَ بِالْقَدَرِ خَيْرِهِ وَشَرِّه
Anlamı:“ Îmân; Allâh’a, Meleklerine, Kitaplarına, Rasûllerine, Kıyâmet Gününe ve Kaderin hayır ve şerrine (yani hayrı da şerri de Allâh’ın yarattığına) îmân etmendir.”
Şayet şer olan şeyler, Allâh’ın yaratmasıyla olmasaydı, Allâh’tan başka yaratıcı olurdu. Bu inanç ise, Allâh’tan başkasına yaratmayı, yani ilahlığı nispet etmektir. Oysa ki Allâh-u Teâlâ El-Fâtır Sûresinin 3. Âyet-i Kerîmesi’nde şöyle buyuruyor:
هَلْ مِنْ خَالِقٍ غَيْرُ اللَّهِ
Anlamı: “Allâh’tan başka yoktan var eden mi var!” Yani Allâh’tan başka yoktan var eden yoktur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir